slayer' ın çok sevdiğim seasons in the abbyss albümünde çok sevdiğim bir
parçası vardır sceletons of society diye. ki bu albüm kesinlikle baş
tacı edilesi bir eserdir. her gruba nasip olmaz böylesi.
minutes seem like days
since fire ruled the sky
the rich became the beggars
and the fools became the wise
memories linger in my brain
of burning from the acid rain
a pain i never have won
zenginler
dilenci olur ve soytarılar da bilge. hayat gerçekten de bir keşmekeşten
öte değildir ve ne yazıktır ki çoğu zaman bilgelrin kıymeti bilinmez.
soytarılar ise turlü şaklabanlıklar ile bilgeleri halt etmesini
becerirler.. peki bu gerçekten böyle midir, görünürde öyle peki ya
görünmeyen tarafı. günlerden bir gün soytarılar aptallıkları sayesinde
bir yapılmazı yaparlar ve dibe doğru yol almaya koyuluralar. sıra gene
bilgelere gelir ne olur, bilgeler soytarıların dağınıklarını toplarlar
işleri bir yoluna koyarlarlar.
bir zamanlar bir düşünürün sözüne
rasladım, bu söz bir hayli ilgimi çekmişti bu söz, şeyh edebali'ye
aitti. şöyle ''unutmayın ki, yükseklerde yer tutanlar alçaktakiler kadar
emniyette değildirler'' etraaflıca düşününce bu sözün gerçekten bilgece
olduğunu anlıyor insan. işte bilgeler de böyledir. bana göre en büyük
erdem sorulduğunda bilmiyorum demektir yada ben yeerine biz
diyebilmektir. şimdilik bukadar, devamı zaman, zaman muntazaman :-)
devamı:
ve bilge geçinen soytarılar, kişileri kendine gebe bırakmak çabasıyla ellerinden gelen taklaları atarlar.
sonuç
olarak birgün bir şekilde onların kucağına düşüleceğini sanırlar.
satranç oyunu bilgisi işte bu aşamada devreye girecek ve hayat hakkında
stratejiler yapmaya yarayacaktır. soytarıları halt etmenin en kolay yolu
budur. zamanla yavaş yavaş kurulur düzen ve sonunda kelle koltuğa
alınır ağır ağır ilerlenir hayat denen derme çatma sanal(!!) dünyada
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder