Sayfalar

14 Aralık 2011 Çarşamba

bilge soytarılar

slayer' ın çok sevdiğim seasons in the abbyss albümünde çok sevdiğim bir parçası vardır sceletons of society diye. ki bu albüm kesinlikle baş tacı edilesi bir eserdir. her gruba nasip olmaz böylesi.

minutes seem like days
since fire ruled the sky
the rich became the beggars
and the fools became the wise
memories linger in my brain
of burning from the acid rain
a pain i never have won

zenginler dilenci olur ve soytarılar da bilge. hayat gerçekten de bir keşmekeşten öte değildir ve ne yazıktır ki çoğu zaman bilgelrin kıymeti bilinmez. soytarılar ise turlü şaklabanlıklar ile bilgeleri halt etmesini becerirler.. peki bu gerçekten böyle midir, görünürde öyle peki ya görünmeyen tarafı. günlerden bir gün soytarılar aptallıkları sayesinde bir yapılmazı yaparlar ve dibe doğru yol almaya koyuluralar. sıra gene bilgelere gelir ne olur, bilgeler soytarıların dağınıklarını toplarlar işleri bir yoluna koyarlarlar.
bir zamanlar bir düşünürün sözüne rasladım, bu söz bir hayli ilgimi çekmişti bu söz, şeyh edebali'ye aitti. şöyle ''unutmayın ki, yükseklerde yer tutanlar alçaktakiler kadar emniyette değildirler'' etraaflıca düşününce bu sözün gerçekten bilgece olduğunu anlıyor insan. işte bilgeler de böyledir. bana göre en büyük erdem sorulduğunda bilmiyorum demektir yada ben yeerine biz diyebilmektir. şimdilik bukadar, devamı zaman, zaman muntazaman :-)

devamı:
ve bilge geçinen soytarılar, kişileri kendine gebe bırakmak çabasıyla ellerinden gelen taklaları atarlar.
sonuç olarak birgün bir şekilde onların kucağına düşüleceğini sanırlar. satranç oyunu bilgisi işte bu aşamada devreye girecek ve hayat hakkında stratejiler yapmaya yarayacaktır. soytarıları halt etmenin en kolay yolu budur. zamanla yavaş yavaş kurulur düzen ve sonunda kelle koltuğa alınır ağır ağır ilerlenir hayat denen derme çatma sanal(!!) dünyada

Hiç yorum yok: